Anasayfa
Hakkımızda
Yayın Kurulu
Arşiv
Künye
İletişim
Ayın Konusu
Kongre Takvimi
Kitap Köşesi
Sağlık & Tıp Dernekleri
 
 
 
 
 

GÜNCEL/22 Eylül Dünya KML Farkındalık Günü

 

YENİ TEDAVİLER KRONIK MYELOID LÖSEMİDE YAŞAM SÜRESİNİ UZATTI

Lösemi, Lenfoma gibi kan hastalıklarının adı bilinse de, önemli olan bu hastalıkların erken tanısı için belirtilerini, nedenlerini bilmek ve zamanında doktora başvurmak. Eylül ayı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kan hastalıkları ile ilgili toplantılar, etkinlikler duyurularla farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.

Türk Hematoloji Derneği (THD) 50 yıldır hematoloji alanında verdiği mesleki eğitimler dışında Lösemi, Lenfoma gibi kan hastalıklarının hakkında halkın farkındalığını arttırmaya yönelik önemli çalışmalar yapmaktadır. THD Genel Sekreteri Prof.Dr. Güner Hayri Özsan,Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Tiftik ve THD Başkanı Prof.Dr. Ahmet Muzaffer Demir22 Eylül Dünya Kronik Myeloid Lösemi (KML) günü nedeniyle yaptığı açıklamada, tanı ve tedavinin ihmal edilmesi halinde 2-3 yıl içerisinde ölümcül boyuta erişebilen Kronik Myeloid Lösemi’nin, hedefe yönelik tedavilerin gelişmesiyle yönetilebilir hale geldiğini ve hastaların yaşam süresinin uzadığını beirtiyor.

KML EN SIK 50-60 YAŞ GRUBUNDA ORTAYA ÇIKIYOR

THD Genel Sekreteri Prof. Dr. Güner Hayri Özsan;''Türkiye'de her yıl ortalama 550 kişi kemik iliği ve kan hastalığı olan Kronik Myeloid Lösemiye yakalanıyor. KML'nin batılı ülkelerde görülme oranı ise yüz binde bir. KML her yaş grubunda görülebiliyor ancak en sık 50-60 yaşları arasında ortaya çıkıyor.

KML yavaş seyirli kanser türleri arasında yer alıyor. KML hastalığının 9. ve 22. kromozomların birer parçasının karşılıklı yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkıyor. Bu kromozom bozukluğunun hücre içi mekanizmalarda değişikliğe yol açmasıyla özellikle beyaz kan hücreleri etkileniyor.Kemik iliğinde hücrelerin aşırı derecede çoğalmasıyla sonuçlanıyor. Erken dönemde hastalar tarafından fark edilemediği, tanı ve tedavinin ihmal edilmesi halinde hastalık 2-3 yıl içerisinde ölümcül olabilecek boyutlara erişiyor. "

BELİRTİLERİ ÖNEMSEYİN!

"KML hastalarının yaklaşık yüzde 40'ında, kan sayımında tesadüfen ortaya çıkan yüksek lökosit değerleri görülüyor.Hastalığın ilerlemesiyle aşırı yorgunluk, gece terlemesi, dalak büyümesi, kemik ağrıları, karnın sol kısmında dolgunluk ve kilo kaybı gibi belirtilerin kendini göstermeye başlıyor. Belirtiler birçok farklı hastalıkta da görülebildiğinden, KML'nin tanısı için muayene ve tam kan sayımı, mikroskobik incelemeler, kromozom bozukluğunu gösteren genetik ve moleküler testleri yapılması gerekiyor."

UZUN VE KALİTELİ BİR YAŞAM SÜRMELERİ MÜMKÜN

"Bundan 20 yıl öncesinde KML ölüme neden olma potansiyeli yüksek bir hastalıktı. Geliştirilen tedaviler sayesinde her yıl daha fazla sayıda KML hastası, yaşamlarını sürdürmeye devam edebilecek duruma erişebiliyor. Hedefe yönelik tedavilerin gelişmesiyle birlikte KML, yönetilebilir hale geldi ve hastaların yaşam süresi uzadı. Günümüzde KML tedavisinde, hücre içi değişiklikleri hedef alan ilaçlarla erken teşhis ve takiple hastalar kaliteli ve uzun bir hayat sürebiliyor."

YENİ İLAÇLAR KULLANIMDA

"KML hastalığı üç farklı evrede tespit edilse de hastaların büyük çoğunluğu kronik evrededir. Zaman içinde hücre içi değişiklikleri hedef alan ilaçlarla daha etkili olan başka ilaçlar dünya ile birlikte Türkiye'de de kullanım imkanı buldu. Bunlar içinde kullanıma giren 'imatinib' isimli etken maddeli ilaç, Türkiye'de de yeni tanı alan tüm KML hastalarında birinci basamak tedavide kullanılmaktadır. Diğer 'dasatinib' ve 'nilotinib' isimli etken maddeli ilaçlar da özellikle 'imatinib' tedavisine dirençli ve bu tedavi altında yan etki görülen hastalarda uygulanmaktadır. KML hastaları, tedavi edilmedikleri takdirde ortalama 5 sene içerisinde hastalığın son evresine geçecekleri kabul ediliyor. Hedefe yönelik tedavi ile özellikle kronik evredeki KML hastalarının gerek yaşam süreleri gerekse hayat kaliteleri belirgin ölçüde arttı."

KML TEDAVİSİNDE ETKİLİ YAKLAŞIM: MOLEKÜLER MONİTORİZASYON

Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Tiftik; KML tedavisinde en etkili unsurlardan biri olan hastalık takibinin, hastalarda hücre içi bozukluğun moleküler yöntemlerle tetkiki sayesinde artık daha etkili bir yöntemle yapıldiğini belirtiyor.

“Moleküler monitorizasyon” olarak da adlandırılılan bu yöntemle Türkiye’de moleküler yanıt düzeyinde sonuç alabilen hasta oranı %85 civarında. Bu yöntem sayesinde hekimler, hastalığın ilerleyiş sürecini standart bir formatta takip edebiliyor ve yavaş seyirli bu kanser türünün tedavisini daha etkin bir biçimde gerçekleştirebiliyorlar. KML’nin batılı ülkelerde görülme oranı yüz binde bir olarak ölçülüyor. Türkiye’de yaklaşık 2.800 KML hastası bulunuyor. Erken tespit edildiği, takibinin iyi yapıldığı ve yeni tedavi seçenekleri uygulandığı takdirde, KML hastaları kaliteli ve uzun bir hayat sürebiliyor.”

TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ 50. YILINDA, TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR

Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, halkın farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmaların özellikle önemli günlerde olumlu katkıları sağladığını söyledi.

“Türk Hematoloji Derneği bu yıl 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan ülkemizin en eski dernekleri arasında yer alan bir sivil toplum örgütüdür.Türk Hematoloji Derneği’nin amacı, hematoloji ve hematoloji ile işbirliği yapan bilim dallarında bilgi akışını ve bilimsel güncel verilere ulaşılmasını sağlamaktır. Bu amaçla hematolojik hastalıkların tanı, tedavi ve önlenmesi için hematoloji eğitimi kalitesini arttırır ve standart oluşturur, araştırıcı ve araştırmaları destekler ve Türk hematolojisinin ulusal ve uluslararası düzeyde en iyi şekilde temsil edilmesini sağlar. Türk Hematoloji Derneği, Türkiye'de hematoloji alanında çalışan uzmanları çatısı altında toplar ve  etik değerlere sadık kalarak hastaların en iyi şekilde tanı alması ve tedavi edilebilmesine yönelik bilgi, tecrübe ve teknolojinin paylaşılması, yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine aracılık eder.

Birçok kişi Lösemi, Lenfoma gibi kan hastalıklarının adını bilmektedir. Ama önemli olan bu hastalıkların erken tanısı için belirtilerini, nedenlerini bilmek ve zamanında doktora başvurmaktır. 50 yıldır hematoloji alanında verdiğimiz eğitim ve bilinçlendirmeye yönelik hizmetler arasında yer alan halkın farkındalığını arttırmaya yönelik bu bilgiler bu özel günlerde önemle vurgulanmaktadır. ”

 

 

 

22.9.2017

 

Copyright © populersaglikdergisi.com