Popüler Sağlık Dergisi
 
Anasayfa
Hakkımızda
Yayın Kurulu
Arşiv
Künye
İletişim
Ayın Konusu
Kongre Takvimi
Kitap Köşesi
Sağlık & Tıp Dernekleri
 
 
Popüler Sağlık Dergisi Sayı 89
 
Popüler Sağlık Dergisi 86.sayı
 
 
Popüelr Sağlık Dergisi Sayı 85
 
Popüler Sağlık Dergisi Sayı 84
 
 

ONKOLOJİ / MEME KANSERİ

 
 

METASTATİK MEME KANSERİ
ARTIK “UMUTSUZ” BİR TANI DEĞİL

prof.dr.özlem er

''Metastatik meme kanserinde, hastalarımızla ortak karar vermek önemli ve hastalarımızı yaşam kalitesi, beklentileri ve toksisite sorunları tartışmasına dahil etmek gereklidir. Hastalarımızı bilgilendirmek ve uygun semptom yönetimi ve destekleyici bakıma odaklanmak, bakımı iyileştirmenin çok önemli bir bileşenidir. Uygun tedavi, destekleyici bakım ve bütüncül yaklaşımla birçok hasta uzun yıllar aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürebilmektedir.''

Prof. Dr. Özlem Er
Medikal Onkoloji Uzmanı
Acıbadem Üniversitesi
Maslak Acıbadem Hastanesi

 

Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanserdir. Meme kanseri çoğunlukla erken evrede saptanır. Olguların yaklaşık %5–10’u tanı anında metastatik, %20–30’u ise erken evre tanı sonrası metastatik evreye ilerlemektedir. Metastatik meme kanseri, aynı zamanda ileri evre meme kanseri veya evre IV meme kanseri olarak da adlandırılır ve memeden vücudun diğer bölgelerine yayılan hastalık durumudur.  Her ne kadar metastatik meme kanseri (MMK) günümüzde hâlâ kür potansiyeli sınırlı bir hastalık olarak kabul edilse de, modern tedavi yaklaşımlarıyla uzun süreli hastalık kontrolü ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlanabilmektedir. Bu nedenle, sağlık profesyonellerinin güncel gelişmeleri yakından izlemeleri ve multidisipliner bakış açısını sürdürmeleri kritik önem taşır.

 

Belirtiler

Yorgunluk metastatik kanserin yaygın bir belirtisidir. Aynı zamanda kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilerin de yan etkisi olması nedeniyle mutlaka metastatik hastalık anlamına gelmeyebilir. Sürekli bitkinlik hissi, iştahsızlık ve hızlı kilo kaybı varsa şüphelenilmelidir.Metastatik meme kanserinin belirtileri olabilecek semptomlar vardır. Bu semptomlar, kanserin nereye yayıldığına bağlıdır:

-Kemikler
•Geçmeyen kemik ağrısı, daha kolay kırılan kemikler
•Kollarınızda ve bacaklarınızda uyuşma veya kas güçsüzlüğü.

-Beyin
•Baş ağrılarının şiddetlenmesi veya başınızda basınç hissi.
•Çift görme , bulanık görme veya ışık çakmaları görme gibi sorunlar
•Nöbetler
•Bulantı ve kusma
•Davranış veya kişilik değişiklikleri.

-Akciğerler
•Geçmeyen öksürük
•Nefes almada zorluk ( dispne )
•Göğüs ağrısı .
•Sık akciğer enfeksiyonları.

-Karaciğer
•Sarılık
•Kaşıntı veya döküntü.
•Mide ağrısı , iştahsızlık , bulantı ve kusma.

 Hastalığın Biyolojik Çeşitliliği ve Tedavi Yaklaşımları

Meme kanseri için sistemik tedaviler; Kemoterapi .Hormonoterapi .İmmünoterapi,.Hedefli tedavidir. Ancak, meme kanseri heterojen bir hastalıktır. Tedavi kararları; hormon reseptör (HR) durumu, HER2 ekspresyonu, proliferasyon hızı, mutasyon profili ve hastanın genel durumu gibi çok sayıda faktöre göre belirlenmektedir.

•HR pozitif/HER2 negatif alt tip: En sık görülen gruptur. Endokrin tedaviler, CDK4/6 inhibitörleri (palbociclib, ribociclib, abemaciclib) ile kombine edildiğinde anlamlı sağkalım avantajı sağlar.
•HER2 pozitif alt tip: Trastuzumab, pertuzumab, T-DM1 ve T-DXd gibi ajanlarla sağkalım süresi son yıllarda belirgin biçimde uzamıştır.
•Üçlü negatif (TNBC) alt tip: En agresif seyirli grup olmakla birlikte, immünoterapiler (pembrolizumab) ve antikor–ilaç konjugatları (ör. sacituzumab govitecan) bu hastalarda umut verici sonuçlar doğurmuştur.
Tedavi seçiminde hedefe yönelik ve bireyselleştirilmiş yaklaşım, hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilemektedir.

Multidisipliner Yönetim ve Destekleyici Bakımın Önemi

Metastatik meme kanseri yönetimi yalnızca onkologların değil, tüm sağlık profesyonellerinin ortak sorumluluğudur.
•Hemşireler, tedaviye uyum, semptom yönetimi ve hasta eğitimi süreçlerinde kritik rol üstlenir.
•Eczacılar, ilaç etkileşimleri, yan etki yönetimi ve uygun doz takibi açısından tedavi güvenliğine katkı sağlar.
•Psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları, uzun süreli kronik hastalık sürecinde psikososyal desteği güçlendirir.
•Diyetisyenler, beslenme dengesinin korunması ve kas kitlesinin sürdürülmesine destek olur.
Hedef, hastayı yalnızca “tedavi edilen birey” olarak değil, yaşamını sürdüren, sosyal ve duygusal yönleriyle bütün bir insan olarak ele almaktır.

ASCO2025 Meme Kanseri Tedavisinde Yenilikler

ASCENT-04 adıyla yapılan çalışmada, bulgular, birinci basamak tedavisi olarak pembrolizumab ile kombinasyon halinde ADC tedavisi Sacituzumab sırasında, geleneksel kemoterapi ve pembrolizumab ile karşılaştırıldığında, aslında önemli ölçüde daha uzun progresyonsuz sağkalım ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Normalde ikinci basamak olarak kullandığımız ajan sacituzumab, önceden PD-L1 pozitif metastatik üçlü negatif hastalıkta test edildi ve bu, 11 aydan fazla progresyonsuz sağkalımdaki iyileşme ile ilişkiliydi, Bunun çok agresif bir hastalık olduğu düşünüldüğünde klinik olarak çok anlamlı bir sonuçtur. ASCO 2025te sunulan son derece önemli bir çalışmaydı.

HER2 pozitif hastalık açısından, DESTİNY-09 çalışması bu yıl ASCO'da sunuldu ve bu yine ikinci sıra metastatik HER2 pozitif hastalıkta uyguladığımız trastuzumab deruxtekanı ilk sıra tedaviye taşıyordu. ADC'leri ilk sıraya yükselttiğimizde, progresyonsuz sağkalımda önemli bir iyileşme görüyoruz ve burada, hastalar progresyonsuz sağkalımın 40 aydan fazla uzamasını sağladı, bu da yine klinik olarak çok anlamlıdır. 
Hormon reseptörü pozitif meme kanserinde, VERİTAC-2 faz III çalışmasındaki bir PROTAC, vepdegestrant'ın ilk kez değerlendirilmesi de dahil olmak üzere, fulvestrant'a kıyasla umut verici progresyonsuz sağkalıma sahip olduğunu gösteren farklı hedefe yönelik tedavilerei değerlendiren güncel veriler paylaşıldı.
Dolaşımdaki tümör DNA'sı ile ilgili birçok heyecan verici veri ASCO 2025’te paylaşıldı. ctDNA klirensinin klinik araştırmalara daha fazla dahil edilecek çok umut verici bir biyobelirteç ve bunun meme kanserinin tüm alt tiplerinde önemli olacağını düşünüyorum.

Güncel Araştırmalar Ve Gelecek Perspektifi

Yeni nesil sekanslama (NGS) teknolojileriyle birlikte tümör biyolojisinin daha iyi anlaşılması, PIK3CA, ESR1, BRCA1/2 gibi hedeflere yönelik ajanların geliştirilmesini sağlamıştır. İmmünoterapiler, ADC’ler (antibody-drug conjugates) ve kombinasyon stratejileri, gelecekte metastatik hastalık yönetiminde standart yaklaşımları yeniden şekillendirecektir.Bununla birlikte, bu yeniliklerin etkin şekilde uygulanabilmesi için erken yan etki tanısı, tedaviye uyum ve multidisipliner koordinasyonun güçlendirilmesi gerekmektedir.

 

 
Popüler Sağlık Dergisi
06.11..2025 Popüler Sağlık Dergisi 89.sayısından - Zeynep Çetinkaya