Anasayfa
Hakkımızda
Yayın Kurulu
Arşiv
Künye
İletişim
Ayın Konusu
Kongre Takvimi
Kitap Köşesi
Sağlık & Tıp Dernekleri

Reklam Vermek İçin
 
 
AYIN KONUSU-AFEREZ'İ TANIYALIM
 
 

KÖK HÜCRE-KORDON KANI-KEMİK İLİĞİ VERİCİLİĞİ

 

Kök hücre kaynağı olarak kullanılan periferik kan, kemik iliği ve kordon kanı hayati önem taşıyor.

 
 

 
Kök hücre nakli günümüzde lösemi, lenfoma, myeloma, aplastik anemi,bazı solid tümörler, immün sistemin maling olmayan bazı herediter hastalıkları gibi bir çok hastalıkta kabul görmüş bir tedavi yöntemidir. Ülkemizde ise son yıllarda hem otolog hem de allojenik kök hücre nakli sayısı artmaktadır.
 
Geçtiğimiz yüz yıl boyunca,hematopoetik kök hücre nakli hakkında önemli gelişmeler olmuştur. Son yıllarda ise periferik kök hücreler, otolog ve allojenik nakilde kemik iliğinin yerinin büyük ölçüde almıştır. Uygun kök hücre kaynağının seçiminde primer hastalık evresi, hasta yaşı, nakil işleminin zamanlaması ve aciliyeti, alıcı-verici arasındaki HLA uyumu, kök hücre miktarı, naklin yapılacağı merkezin deneyimi gibi çok çeşitli faktörle rol oynamaktadır.
 

AFEREZ'İ TANIYALIM

Doç. Dr. Fevzi ALTUNTAŞ
İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı
Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Kök Hücre Nakli Merkezi Direktörü
 

Aferez; kan ayrıştırma anlamına gelir. Çok yakın zamana kadar kanserden ölüm neredeyse kaçınılmazdı. Ancak, destek tedavilerinin özellikle aferez teknolojisinin gelişmesiyle birlikte yüzlerce kanser hastası için daha fazla ve daha kaliteli yaşama ümidi doğdu. Aferez ile hastanın kanında bulunan ancak hasta için zararlı olan her türlü hücre, plazma içeriği veya maddeyi seçici bir şekilde uzaklaştırmak mümkündür. Ayrıca vericiden eritrosit, trombosit, lökosit ve plazma gibi istenilen kan ürününün bir veya daha fazlasını istenilen miktarda ayrıştırıp toplamak mümkündür. Günümüzde, terapötik aferez uygulamaları ile yüzde 90’lara kadar varan başarı oranları elde edilmektedir.

Hastadan veya vericiden alınan kanın ayrıştırılarak, ihtiyaç duyulan bileşenin alınıp, geri kalan bileşenlerin hastaya veya vericiye geri verilmesi anlamına gelir. Aferez kan nakli ile oluşabilecek yan etkileri de en aza indiren bir uygulamadır. Aferez aynı zamanda dolaşan kandan kök hücre hücreleri ayrıştırmak ve toplamak içinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu şekilde bir çok hastalıkta kök hücre tedavileri uygulama fırsatı doğmaktadır. Aferez uygulamaları neticesinde binlerce kanser hastasına kök hücre nakli ile şifa şansı sunulmaktadır.

Dünyada 1990’lı yıllarda yaygınlaşmış olan aferez üniteleri, ülkemizde başlangıçta çok az merkezde bulunmakta idi. Günümüzde ise 50’den fazla merkez mevcut olup, yılda 50 binden fazla kişiye 15’in üzerinde farklı işlem yapılır hale gelmiştir. Başta hematoloji olmak üzere, onkoloji, dermatoloji, nöroloji, immünoloji, romatoloji, endokrinoloji, gastroenteroloji, nefroloji, yoğun bakım,kardiyoloji, nöroşirurji,kardiyovasküler cerrahi, göğüs cerrahisi, ortopedi, kadın hastalıkları ve doğum, cerrahi onkoloji, reanimasyon, acil tıbbı, mikrobiyoloji ve klinik enfeksiyon gibi bir çok bilim dallarını ilgilendiren ve bazı hastalıkların tedavisinde kür sağlayan aferez, son yıllarda olmazsa olmaz bilim dalı haline gelmiştir.

Aferez uygulamaları ile erken dönemde lösemi hücreleri vücuttan uzaklaştırılarak lösemi yükü azaltılmakta ve böylece hastanın erken dönemde ölüm riski azaltılmaktadır.  

 
Akut lösemi bir tür kemik iliği kanseridir. Tüm kanserlerin yüzde 1'ini, hematolojik kanserlerin ise yüzde 10'unu oluşturur. Görülme sıklığı yılda yüz bin de bir-iki olgu kadardır. Ülkemizde yılda yaklaşık 1000 olgu görülmektedir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar. En sık 50 yaş üzerinde görülür. Erkeklerde biraz daha sık (yüzde 60) görülmektedir.

Çocukluk akut lösemileri nispeten daha iyi seyirlidir. Erişkin lösemilerinde mevcut durum ise maalesef yüz güldürücü değil. Amerikan NCCN hematolojik kanserler kongresinde sunulan en son çalışmalarda erişkinlere çocukluklarda uygulanan tedavi protokollerinin akut lösemilerde başarıyı artırdığını ölüm oranlarını azalttığı bildirilmiştir. Bu nedenle 40 yaş altı olgularda bu yeni tedavi stratejileri uygulanmaya başlanmıştır. Amerika'da uygulanan bu yeni stratejiler merkezimizde de uygulanıyor ve mükemmel sonuçlar alıyoruz.

Lösemi hastasının kemoterapi uygulaması sırasında çok sayıda kan ürününe ihtiyacı olmaktadır. Yeterli kan ürünü sağlanamaz ise hasta o dönemde kaybedilmektedir. Aferez teknolojisi ile istenilen kan ürünü daha fazla miktarda ve çeşitte az sayıda vericiden güvenle elde edilebilmektedir. Bu şekilde akut lösemi hastasına mükemmel düzeyde destek tedavisi sağlanmış olmaktadır. Sonuç olarak, aferez teknolojisindeki gelişmeler kanserden ölüm oranlarını azaltmıştır.

 

Aferez tedavisi ‘Lösemi ve Myeloma’ tedavisinde hayati önem taşımaktadır

Aferez tedavisi kemoterapiye yardımcı bir tedavi şekli, Ancak lösemi hücreleri fazla olan hastalarda erken dönemde uygulanırsa hayat kurtarıcı önem arz ediyor. Akut lösemi hastalarına erken dönemde aferez uygulaması ilk bir ay içinde lösemiye bağlı ölüm oranını da azalmaktadır..

Myelomada ferez tedavisinin önemi son yıllarda giderek artmaktadır. Kan proteinlerinin yüksek olduğu dönemde aferez tedavisi hayati önem taşımaktadır. Nöropatiye bağlı ağrı tedavisinde önemli bir destek tedavisidir. Ayrıca dolaşan kandan kök hücreler aferez yöntemi ile ayrıştırılıp toplanmakta ve bu şekilde kök hücre nakli tedavisi başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Yine immunoterapi ve aşı çalışmalarında da aferez son derece önemlidir. Yani aferez myeloma hastaların modern tedavisinde de olmazsa olmaz bir tedavi şeklini almıştır.

Türkiye'de yeni aferez merkezleri kurulmakta

Sağlık Bakanlığı işin önemine binaen dünyadaki gelişmelere paralel olarak terapötik aferez merkezleri yönetmeliğini çıkarmış ve bu kapsamda terapötik aferez eğitim merkezleri kurulmuştur. Bu merkezlerde şimdiye kadar 150'nin üzerinde sağlık personeline eğitim verildi. Sertifika sahibi olan bu kişilerin bulundukları merkezlerde binlerce akut lösemi hastasına şifa sunması beklenmektedir.


GÖNÜLLÜ KAN, KÖK HÜCRE VE KORDON KANI VERİCİLİĞİ HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER:
 
Yaş sınırı var mı ?

Gönüllü kan vericisi olabilmeniz için, yaşınızın: 18 ile 65 yaş arasında, sağlık durumunuzun iyi, ağırlığınızın 50 kg'ın üzerinde ,vücut ısınızın 37,5 oc' nin altında, kan basıncınızın,180/100 mm hg'nın altında, nabzınızın düzenli ve dakikada 50 ile 100 arasında, hemoglobin düzeyinizin yeterli (erkeklerde 13,5 g/dl ve kadınlarda 12,5 g/dl'nin üzerinde) olması, bulaşıcı ciddi bir hastalığınızın olmaması gerekmektedir.

Bağışçı hangi değerlendirmelere tabi tutuluyor?

Kan bağışçısı olmak için gittiğinizde doktor tarafından cevaplamanız için elinize uzun bir soru listesi içeren bağışçı değerlendirme formu verilir. Bu soruların eksiksiz ve doğru cevaplanması çok önemlidir. Bağışçı değerlendirmesinde amaç; hastaya yeterli kalitede kan ürünü sağlanması ve vericinin zarar görmesinin engellenmesidir. Bu amaçla vericinin tıbbi özgeçmişi sorgulanmakta, verici kanları bazı testlerden geçirilmektedir. Kan güvenliği açısından bağışçının transfüzyonla bulaşan enfeksiyonlar açısından mikrobiyolojik taraması, ürünü temsil eden kan örneğinden ve eş zamanlı olarak yapılmaktadır.

 

Vericinin kişisel bilgileri sıkı korunuyor mu?
Evet. Verici kişisel bilgileri korunması yasal zorunluluktur. Bağışçının kimliği, sağlık durumu ve test sonuçları tamamen gizli tutulmaktadır. Bende bir sorun çıkarsa duyulur mu diye korkmaya, bu nedenle verici olmaktan çekinmeye gerek yoktur.

Kimler kan bağışçısı olamaz?
Öncelikle kendisi onay vermeyen kişi kan bağışçısı olamaz. Bağış işlemlerine eşlik eden riskler anlatılır, verici bilgilendirilir ve onayı alınır. Kişide kan nakli ile bulaşabilen bir enfeksiyon tespit edilirse verici olamaz. Cinsel yaşamı bulaşıcı hastalıklar yönünden yüksek risk oluşturan kişiler gönüllü verici olamazlar.
 
Bu hiçbir zaman kan veremeyeceğiniz anlamına mı geliyor? Yoksa belli bir süre beklemeniz mi gerekiyor?
Bu sizde tespit edilen duruma göre değişir. Bazı durumlarda ömür boyu kan vermemeniz gerekirken bazı durumlarda belli bir zaman geçmesi gerekmektedir.
 
Ömür boyu kan bağışçısı olamayacaklar kimlerdir?
Kanser veya öyküsü olanlar, insan hipofiz hormon ekstreleri ile tedavi ,kornea, dura mater alıcıları deli dana hastalığı için ailevi risk öyküsü olanlar, creutzfeldt-jakob hastalığı (deli dana hastalığı), diabetes mellitus (insülin tedavisi gerektiriyor ise), yasadışı ilaç kullanımı, kalp ve damar hastalığı, (koroner hastalık, anjina pektoris, myokard enfarktüsü öyküsü, ağır kardiyak aritmi öyküsü, serebrovasküler hastalık öyküsü, arteriyel tromboz, tekrarlayan venöz tromboz ) enfeksiyöz durumlar (hıv 1/2, hepatit b virus, hepatit c virus taşıyıcıları babesiyoz, layşmanyoz (kala-azar) kronik Q ateşi, tripanozoma kruzi (şagas hastalığı) olanlar bağışçı olamıyorlar.
 
İlaç alanlar gönüllü kan bağışçısı olabilir mi?
İlaçların kendisi genel olarak bağış için engel oluşturmaz. Teratojenik etkisi kanıtlanmış ilaçları kullanan bağışçılar, ilacın farmakokinetik özelliklerine uygun süre boyunca reddedilmelidir. Kullandığınız ilacı doktorunuza bildirmeniz yeterlidir, uygunluk durumu doktor tarafından değerlendirilecektir.
 
Aşı gönüllü kan bağışçısı olabilmek için engel midir?
BCG, sarı humma, kızamıkçık, kızamık, poliomyelit, kabakulak, canlı zayıflatılmış tifo aşısı, canlı zayıflatılmış kolera aşısı olanlar 4 hafta süre ile (geçici olarak) bağışçı olamazlar.
 
GÖNÜLLÜ KÖK HÜCRE VERİCİLİĞİ
 

Kök hücre kaynakları nelerdir?
Günümüzde etkinliği kanıtlanmış ve klinik kullanımda olan 3 kök hücre kaynağı vardır:Kemik iliği, Periferik kan, Göbek kordonu

Kök hücreler nasıl toplanır?
Vericinin kemik iliğinden, anestezi altında, özel iğnelerle toplanabilir. Dolaşan periferik kanda bulunan kök hücreler aferez cihazı dediğimiz özel bir aygıt ile damardan toplanabilir. Burada, kişi sadece bir süre, kan verir gibi, kolundan bir serum seti takılarak, istirahat pozisyonunda uzanır. Acı veya sıkıntı vermez, kolay bir işlemdir. İşlemden önce vericilere bir süre cilt altından dolaşan kandaki kök hücre sayısını arttırmak amacı ile bir aşı yapılır. Ameliyathane koşulları gerekmez. Kordon kanı toplama ağrısız, kolay ve riski minimal bir işlemdir. Bebek doğduktan ve kordon klemplendikten sonra plasenta ve göbek kordonunda kalan 80 ml üzerinde kan, göbek kordonunun antiseptik solüsyonla temizlenmesini takiben enjektör yardımıyla kan torbasına toplanır. Toplama işlemi 2-4 dakika sürmektedir. Bebek ile ilişkili bir işlem değildir ve bebeğin kan miktarına hiç bir etkisi yoktur.

Kök hücre nakli ile tedavi edilebilen hastalıklar nelerdir?
Başlıca akut lösemiler (AML, ALL), lenf bezi kanserleri (Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma), multiple myeloma, myelodisplastik sendrom (MDS), kronik lösemiler (KML, KLL) gibi hematolojik kanserlerde kök hücre nakli tamamen şifa sağlayabilir. Bu kanserler dışında, kemik iliği yetmezlikleri (aplastik anemi, paraksismal nokturnal hemoglobinüri), amiloidoz, talasemiler, bağışıklık yetmezliği durumları ve kalıtsal metabolik hastalıklarda kök hücre nakli yapılabilir.

Allojenik kök hücre nakli nedir?
Doku grubu (HLA) tam uyumlu vericiden hastaya kök hücre naklidir. Verici hastanın bir kardeşi, akrabası veya akrabası olmayan bir kişi olabilir. Kardeş sayısı arttıkça kök hücre vericisi bulma şansı da artar. Eğer hastanın uygun kardeşi yok ise, o zaman yurt dışı kemik iliği bankaları ile bağlantı kurularak uygun verici olup olmadığı araştırılır.

Kök hücre aferezi nedir?
Vücutta dolaşan kandan kök hücrelerin alınıp, geri kalan kan kısmının vericiye geri verilme işlemidir. Yani verici kanından kök hücrelerin alınması işlemidir.

Kök hücre toplama işlemleri nerede yapılır? İşlem kaç saat sürer? İşlem sonrası istirahat gerekir mi?
Aferez ünitesinde aferez cihazı adı verilen makineler ile tam otomatik yöntemle yapılır. Yaklaşık 3-4 saat sürer. İşlem sonrası verici birkaç saat gözlemlenir. Ondan sonra istirahat gerekmez.

Aferez ile kök hücre toplama işlemine ne kadar devam edilir?
Yaklaşık 1-3 gün sürer.

Aferez ile kök hücre toplama işlemleri nasıl yapılıyor?
Narkoz, ameliyat gerektirmeden hasta veya verici televizyon veya film seyrederken veya yakını ile sohbet ederken yapılmaktadır.

Aferez ile kök hücre toplama işleminin hasta veya vericiye zararı var mıdır?
Önemli sayılabilecek ciddi yan etki riski çok düşüktür.

Türkiye’de kök hücre vericiliğinde mevcut durum nedir?
Türkiye’de en az yurt dışındaki kadar başarılı nakiller yapılmaktadır. Son 10 yıl içerisinde merkez sayısı 4 kat, nakil sayısı ise 5 kat artış göstermiştir. Ancak gelişmiş ülkelerde milyonlara ulaşan kayıtlı gönüllü verici sayısı Türkiye’de sadece 30 binler civarındadır. Bu durum, kardeşi olmayan, diğer akrabalarından da uygun verici bulamayan hastaların tedavi şansını azaltmaktadır. Avrupa ülkelerinde akraba dışı vericilerden yapılan kemik iliği nakli oranı %45’i bulurken bu oran Türkiye’de %3-4 gibi düşük bir orandadır. Sağlık Bakanlığı’nın TürkKök Projesi ile "Gönüllü Verici Merkezi" kurularak verici sayısının artması hedeflenmektedir.

Kök hücre vermenin insan sağlığına zararı var mı?
Kök hücre vericisi olmanın insan sağlığı üzerine olumsuz önemli hiçbir riski bulunmamaktadır.

Kimler kök hücre vericisi olabilir?
Bulaşıcı ciddi bir hastalığı olmayan 18-55 yaş arası sağlıklı herkes verici olabilir.Hamile bayanlar kök hücre vericisi olamaz.

 
KORDON KANI KÖK HÜCRE VERİCİLİĞİ
 

Kordon kanı niçin önemli?

Sınırsız kaynaktır. Verici kaybı sorunu yok (yaşlanma, adres değişimi, vazgeçme, tıbbi komplikasyonlar), hızlı temin edilebilme, kolay ve emniyetli toplama, verici için risk veya ağrı oluşturmaması, verici reddi riskinin düşük olması ve doku tipi uygunsuzluğunun daha az sorun yaratması (4/6 HLA uyumu için ırk ve etnik önem ve bulunabilirlik).

Kordon kanı ne kadar süre ile saklanabilir ?
En fazla 7-10 yıl saklanmış kordon kanı ile başarılı kök hücre nakli bildirilmiştir.

Kordon kanı her yaş için yeterli mi?
Hayır. Allojenik kordon kanı bankalarında ürünün saklanması için gerekli hacim 80 ml üzeri olmalıdır. Bu nedenle 80 ml’den az kordon kanlarının ancak %20’si 30-50 kg’dan fazla olan hastalar için uygun olabilmektedir.

Otolog kordon kanı hangi hastalıklar için kullanılabilir?
Nüks akut lösemi tedavisinde otolog kordon kanı doku grubu uyumlu başka verici yoksa kullanılabilir.Çocukluk çağı lösemilerinde lösemik hücrelerin kordon kanında bulunma riski olasılığı nedeniyle otolog kordon kanının güvenliği ve lösemik hücrelere immünolojik yanıt olmayacağı için nüks riski olasılığı nedeniyle de etkinliği sorgulanmaktadır.

Kordon kanının aynı birey için kullanılma olasılığı nedir ?
20.000-50.000 otolog kordon kanından biri

Şimdiye kadar otolog transplantasyon kaç kişiye uygulandı ?
Sadece 3 otolog kord kanı nakli bildirilmiştir.

Kordon kanın otolog saklatılması için fikir birliğine varılan bilimsel görüş nedir?
Etkinliği ve güvenliği halen kanıtlanmamış olduğundan hekimler tarafından bir seçenek olarak sunulmamalı ancak aile talep ettiği zaman bu konuda bilinenler ve bilinmeyenler (saklanma süresi, etkinliği, güvenliği vb.) ayrıntılı açıklanmalı ve alternatif tedavi yöntemleri olduğu belirtilmelidir.

Otolog kordon kanı nerede saklanabilir?
Sağlık bakanlığı tarafından ruhsatlı bir merkezde ücretli olarak saklanabilir. Ancak salık verilen ücretsiz olarak allojenik amaçlı saklanmasıdır. Böylelikle ihtiyacı olan herkes için hazır bir kaynak edinilmiş olunur.

 
Popüler Sağlık Dergisi 46.sayından

Hazırlayan:Zeynep Çetinkaya
 
Copyright © populersaglik.com